Kur’an’da “ey insanlar” hitabı

                                                    BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Allah Teala’nın Kur’an-ı Kerim’de bize, “ey insanlar”, “ey inananlar” şeklinde hitap etmesi beni çok etkiliyor. Bu hitaptan sonra gelen ifadelerin çok önemli mesajlar içerdiğini düşünüyorum. Bu nedenle bu hitapların yer aldığı ayetleri bir araya getirerek genel bir bakışla bu ayetleri incelemek istedim. Bakalım “ey insanlar” ifadesi ile başlayan kaç ayet var ve bu ayetlerde vurgulanan konular neler. Aynı şekilde “ey inananlar” hitabı ile başlayan ayetlerde neler yer alıyor?

Tabii ki bu konuda muhakkak bazı çalışmalar yapılmıştır. Ben henüz bu çalışmalara ulaşamadım. Açıkçası onları araştırmak yerine, öncelikle kendi naçizane küçük araştırmamı yürütmek ve kendi tespitlerimi yapmak istedim. Hiç olmazsa başkalarının görüşlerinden etkilenmeden bir şeyler ortaya koyarım. Daha sonra da diğer görüşlerden haberdar olarak, bu çalışmayı farklı yönlere doğru yönlendirebilir, geliştirebilirim.

Öncelikle şunu fark ettim ki, Allah Teala en çok inananlara hitap etmiş. İnananların Kur’an’da Allah’ın hitabına en fazla miktarda mazhar olması ne büyük bir şeref! Kur’an’da yanlış hesaplamadıysam eğer, 101 yerde “ey inananlar” hitabı geçiyor. Bu miktar çok fazla olduğu için, bu hitapla başlayan ayetleri incelemeyi en son aşamaya bıraktım.

16 ayette Peygamber Efendimiz’e (S.A.S.), 1 ayette genel olarak Peygamberlere, bir ayette Kitap ehline, 1 ayette Yahudilere, bir ayette mutmain olan nefse, toplam 5 ayette de kafirlere, cahillere, suçlulara, yalancı ve sapkınlara hitap vardır. Bunların bir çoğu Allah tarafından bizzat yapılan hitaplardır, bazılarında ise Peygamber Efendimiz (S.A.S.)’den bu kimselere, bu şekilde hitap etmesi istenmektedir, yani başında “de ki” emri ilahiyesi bulunur.

Şimdi gelelim “ey insanlar” hitaplarına. Hangi dine inanırlarsa inansınlar,  Allah Teala bu hitabı bütün insanlık alemine yöneltmiştir. O halde ayetlerin devamında da çok evrensel konulara temas edilecektir.

Kur’an-ı Kerim’de 20 ayette “ey insanlar” hitabı, 2 ayette de “ey insan” hitabı yer almaktadır. Bu hitaplarda 7 tane emir formatında fiil gelir, iki tane nehiy, yani olumsuz emir gelir, diğerleri ise bazen “eğer… iseniz” şeklinde şart cümlesi veya düz bir cümle şeklinde devam eder.

Bütün insanlara hitaben söylenen emir cümlelerini şu şekilde alt alta sıralayabiliriz:

Allah’a ve Resulüne iman edin.

Rabbinize ibadet edin.

Rabbinize muttaki olun, O’na karşı gelmekten sakının. (4 kere)

Allah’ın Resulüne uyun

Temiz ve helal şeylerden yiyin.

Allah’ın nimetlerini hatırlayın.

O günden korkun.

Nehiy cümleleri ise

(Hayat) sizi gururlandırmasın

Şeytan’ın adımlarına uymayın, şeklindedir.

Yukarıdaki olumlu emir kipindeki yedi fiilin kullanımında; birinin, diğerlerinden daha farklı şekilde kullanılmış olduğunu görüyoruz. Diğer fiiller hemen “ey insanlar” hitabının akabinde gelirken, “iman edin” fiili ile hitabın arasına bir başka cümle girmiştir. Bu araya giren cümlede, iman etmenin gerekçesi yer almaktadır. Devamında da “o halde iman edin” ibaresi bulunur.

Ey insanlar! Peygamber size Rabbinizden hakkı (gerçeği) getirdi. O halde kendi iyiliğiniz için iman edin. Eğer inkar ederseniz bilin ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. Nisa-170﴿

(Ey Muhammed!) De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben, yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, diriltir ve öldürür. O halde Allah’a ve O’nun sözlerine inanan Resûlüne, o ümmî peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız.” Araf-158﴿

Yukarıda gördüğümüz Araf Suresi 158. ayet, “de ki” emri ilahiyesi ile başlamaktadır, yani insanlara bu hitabı Peygamberimiz (S.A.S.)’in yapması istenmektedir ve “iman edin” emri ilahiyesinin devamında “ona uyun” fiilinin emir formatı da bulunmaktadır.

İnsanlık alemine 2 kere “iman edin” diye hitap eden Rabbimiz, birincisinde bunu bizzat kendisi yaparken, ikincisinde bu hitabı yapmasını Peygamber Efendimiz (S.A.S.)’den  istemektedir. Yani Allah ve Resûlü tarafından olmak üzere, bu emir insanlar için iki kere zikredilmiştir.

Diğer emri ilahiyelerin geçtiği ayetlerin meallerine de bir bakalım:

Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız. (Bakara-21)

Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah üzerinizde bir gözetleyicidir. (Nisa-1)

Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Çünkü kıyamet sarsıntısı çok büyük bir şeydir. (Hac-1)

 Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Hiçbir babanın çocuğuna hiçbir yarar sağlayamayacağı, hiçbir çocuğun da babasına hiçbir yarar sağlayamayacağı günden korkun! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O aldatıcı şeytan da Allah hakkında sizi aldatmasın. (Lokman-33)

Allah’a karşı gelmekten sakınmak, Allah’ın istediği gibi bir kul olma konusunda çok büyük önem taşır. Bu birkaç ayet içinde en çok zikredilen fiilin, Allah’a karşı gelmekten sakınmak olduğunu görüyoruz. Daha yukarıda yer alan, Bakara Suresi 21. Ayette ise, Allah’a karşı gelmekten sakınmanın ön koşulu olarak ibadet etmeyi görmekteyiz. Demek ki bizim ibadetlerimiz, halisane yapıldığı sürece, bizi Allah’a karşı gelmekten koruyacaktır.

Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatıcı (Şeytan) Allah hakkında sizi aldatmasın. (Fatır-5)

Bizi Allah’a karşı gelme tehlikesine düşüren tuzaklardan biri, dünya hayatının aldatıcı olması, diğeri ise Şeytan’dır. Bu tuzaklara düşmemeli, aşağıda gelen ayeti de dikkate alarak bu tuzaklardan korunmaya çalışmalıyız. Allah’ın nimetlerini hatırlamak… İşte bu bizi dünyanın aldatmasına ve Şeytan’ın tuzaklarına karşı uyanık tutacak mahiyete sahiptir. Duygularımızla dünyaya aşırı derecede bağlanacak olursak, akıl nimeti bize yardım etmeli, Allah’ın bize vermiş olduğu nimetleri bize hatırlatmalıdır.

Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Allah’tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz? (Fatır-3)

Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır. (Bakara-168)

Bu ayetlerde geçen emir formatındaki fiilleri bir kez daha hatırlayalım. İman etmek, ibadet etmek, hatırlamak, sakınmak, korkmak, tabi olmak, yemek… Bu fiillerin ve içlerinde kullanıldığı cümlelerin çoğu dini yaşantıyla ilgilidir. İnsanın ruhsal ihtiyaçlarına yönelik konuları kapsamaktadırlar. Yemek yemek fiili ise fiziki bedenimizle ilgili bir eylemdir. Bedensel ihtiyaçlarımızı gidermek için yapılır. Fakat bu bedensel işlev, ruhsal hayatımız üzerinde de, sağlığımız üzerinde de büyük rol oynar. Yemek konusuna dikkat etmek, hem sağlığımızı, hem dini yaşantımızı yakından ilgilendirmektedir.

İnsanlara genel olarak verilen mesaj, Allah’ın varlığını ve birliğini tanımak,  Ona iman getirmek ve yaşantıyı ona göre düzenlemek şeklindedir. İnsanlığın kurtuluşu dine sarılmaktan geçer. Dünya hayatının geçiciliği insanı aldatmamalıdır. Şeytan’ın tuzaklarına da düşmemek gerekir. Allah’a iman edip ibadette bulunmak, Ona karşı nankörlük etmemek, bize verdiği sayısız nimetleri unutmamak gerekir.

Şimdi “ey insanlar” hitabından sonra gördüğümüz diğer ifadelerden, şart cümlesi olarak gelenlere bir bakalım:

Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra bir “alaka”dan, sonra da yaratılışı belli belirsiz bir “mudga”dan yarattık ki size (kudretimizi) apaçık anlatalım. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor, sonra da (akıl, temyiz ve kuvvette) tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz.) İçinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır  ki, bilirken hiçbir şey bilmez hale gelsin. Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı çift çift bitkiler bitirir. (Hac-5)

De ki: “Ey insanlar, eğer benim dinimden herhangi bir şüphede iseniz, bilin ki ben, Allah’ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam, fakat sizin canınızı alacak olan Allah’a kulluk ederim. Bana mü’minlerden olmam emr olundu.” (Yunus-104)

Bu ayetlerde İslam Dininden veya diriliş konusundan dolayı içinde herhangi bir şüphe olan kimselere hitap edilmekte, diriliş konusunda insanın yaratılışı delil gösterilmektedir. Uzun bir ayet boyunca, insanın ilk insan olarak yaratılışından başlanmış, sonra normal şartlarda dünyaya gelen insanlara geçilmiş ve anne rahmine düşüşten bunama noktasına varan ihtiyarlığa kadar merhaleler anlatılmış, bu da yeterli görülmemiş ve kuru toprağın dirilişinden de bizlere örnekler verilmiştir.

“Ey insanlar” hitabı ile başlayan, fakat emir ve şart cümlesi olmayan diğer ayetleri de şu şekilde sıralayabiliriz:

Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil (Hz. Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur (Kur’an) indirdik. (Nisa-174)

Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifâ ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet (olan Kur’an) geldi. (Yunus-57)

De ki: “Ey insanlar, size Rabbinizden gerçek (Kur’an) gelmiştir. Artık kim doğru yola girerse ancak kendisi için girer. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizden sorumlu değilim.” (Yunus-108)

Ey insanlar! Siz Allah’a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye hakkıyla layık olandır. (Fatır-15)

Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdâr olandır. (Hucurat-13)

Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi ona iyi kulak verin. Sizin Allah’tan başka taptıklarınız bir sinek dahi yaratamazlar, hepsi bunun için toplansalar bile. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa bunu ondan kurtaramazlar. İsteyen de âciz, istenen de. (Hac-73)

De ki: “Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.” (Hac-49)

Fakat onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapıyorlar. Ey İnsanlar! Sizin taşkınlığınız, sırf kendi aleyhinizedir. (Bununla) sadece dünya hayatının yararını elde edersiniz. Sonunda dönüşünüz bizedir. (Biz de) bütün yaptıklarınızı size haber vereceğiz. (Yunus-23)

 Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah buna hakkıyla gücü yetendir. (Nisa-133)

Bu ayetlerde Allah’a, Peygamberine ve Kitabına iman meselesinin ne denli önemli olduğu bütün insanların gözleri önüne serilmektedir. Bir de çoğul formatta değil, tekil olarak insana hitap vardır:

Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı? (İnfitar-6-8)

Ey insan! Şüphesiz, sen Rabbine (kavuşuncaya kadar) didinip duracak ve sonunda didinmenin karşılığına kavuşacaksın. (İnşikak-6)

Bu çarpıcı ifadeler, tefekkür etmek isteyen bir kimsenin üzerinde uzun uzun düşünebileceği, yine iman meseleleri ile ilgili, insanlığın genelini ilgilendiren önemli ifadelerdir.

Bu küçük çalışmada peygamberlere, Peygamber Efendimize (S.A.S.), inananlara, Kitap Ehline, Yahudilere yapılan hitaplardan bahsetmek istemiyorum. Fakat insanlığın kemal noktasına varmış olan kimsenin nefsine Rabbimizin seslenişini ve kafirler, suçlular v.b. guruba dair yapılan hitapları zikretmek istiyorum.

(Allah şöyle der:) “Ey huzur içinde olan nefis!” 27﴿ “Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!” 28﴿ “(İyi) kullarımın arasına gir.” 29﴿ “Cennetime gir.” 30﴿ (Fecr Suresi)

Burada hitap edilen insan, Rabbinin kendisine yaptığı hitabı ciddiye almış, Kur’an-ı Kerim’i kendisine rehber edinmiş, aklını yoldan çıkarıcı duygulara hakim kılmış, nefsi kötülüklerden arındırmış ve bu muazzam hitaba hak kazanmıştır. Peki ya kafirler, cahiller, suçlular? Allah Teala Yüce Kitabında acaba onlara nasıl seslenmektedir?

Ey inkar edenler! Bu gün özür dilemeyin! Siz ancak yapmakta olduklarınızın karşılığını görüyorsunuz. (Tahrim-7)

(Allah şöyle der:) “Ey suçlular! Ayrılın bu gün!” (Yasin-59)

De ki: “Ey cahiller! Siz bana Allah’tan başkasına ibadet etmemi mi emrediyorsunuz?” (Zümer-64)

Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz. (Vakıa-51-52)

De ki: “Ey Kâfirler!” 1﴿ “Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk etmem.” 2﴿ “Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.” 3﴿ “Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk edecek değilim.” 4﴿ “Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.” 5﴿ “Sizin dininiz size, benim dinim de banadır.” 6﴿ (Kafirun Suresi)

Allahım, bizleri bu guruba dahil ettiğin kimselerden eyleme.

About these ads
Bu yazı Kur'an İncelemeleri içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Kur’an’da “ey insanlar” hitabı için 2 cevap

  1. nur akay dedi ki:

    Ayşecim,ellerine gönlüne saglık.Çok güzel,üzerinde düşünülmesi gereken bir konu olmuş.

  2. ibrahim dedi ki:

    Düşünmek güzel bir eylem.Bende sizin gibi bu “Ey” “Ya” nidası ve “De ki” ve buna benzer hitaplar dikkatimi çekti.Bu konuda yazılmış eser var mı? Diye araştırdım Şu kitapları buldum.(Kur’an’da”De ki” Hitabı,Kur’an terimleri sözlüğü kitabını buldum.Yeni aldım.Henüz okumadım
    Benim şasi görüşüm Allah asıl söyleyeceğini söylemeden önce muhatabını uyarıyor,sarsıyor,uyandırıyor ve dikkatini çekiyor.Biz bile bir insana bir şey söyleyeceğimiz zaman önce ismini söyler sonra söyleyeceğimiz şeyi söyleriz.
    Teşekürer.Allah iyi,güzel düşünenlerden eylesin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s